Güzel Duygular

HAYAT YOLUNDA

Seyrine dalmışken sevda gülünün
Sönmeden alevin, dağıldı külün
İsmi bile soğuk gelir ölümün
Ürpertir insanı hayat yolunda

Sonu meçhul olan yolun başında
Ağlamaya başlar dünya hanında
Birkaç damla gözyaşı vardır yanında
Yazılır defterin hayat yolunda

Dönülmez yollara götürür canı
Kırılır ömrünün sarsılmaz dalı
Silermiş her şeyi ölümün adı
Yaralar insanı hayat yolunda

Bir zamanlar adı bile olmazken
Sonsuza yönelik ümitler varken
Bir yanda ölümün seni süzerken
Savurur insanı hayat yolunda

Son demi hayatın, bitti imtihan
Sona erdi bitmez sanılan zaman
Musalla taşında yatan şu insan
Sonsuza yürüyüşün ilk adımında
Ali Ayyıldız

Abbas

Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber Sal çıksın bu gece;
Görünsün söyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumanı,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Cahit Sıtkı Tarancı
BİR TÜRKÜDÜR YAŞAMAK

Bir türküdür yaşamak.
Her nağmesi bin burukluk.
Her nağmesi bin acı.
Her nağmesi bin mutluluk.

Bir türküdür yaşamak.
Yasadıkça coşturan,
Yaşadıkça ağlatan,
Yaşadıkça bin defa öldüren.

Bir türküdür yaşamak.
Bir çırpıda başlayan,
Tadına varamadan
Bir çırpıda da biten.

Bir türküdür yaşamak.
Başı sonu belli olmayan,
Her ney sesiyle,
Bir katre daha umuda koşan.

Bir türküdür yaşamak
Acının, mutluluğun nağmesi,
Burukluğun bestesi,
Gururun ta kendisi

Dedim ya!
Bir türküdür yaşamak!
Firuze

GENÇLİK

Anlattı erenler: Bir bahar değil,
Aşıkın ömründe bin bahar varmış.
Hicranla ağaran bu saçlar değil,
Savgisiz kalan kalb ihtiyarlarmış…

Sorardım sırrını hiç düşünmeden:
‘Bu fani gönlümün sevinci neden?’
Beni günden güne meğer genç eden
Daima değişen maceralarmış!

Gönlümde kovalar eskiden beri
Sarışın kumralı,kumral esmeri.
Dolmadan boşalmaz birinin yeri.
Gönlümde,anladım,her dem baharmış.
Faruk Nafiz Çamlıbel

Bu haber 5 Nisan 2010 tarihinde tarafından Seçme Şiirler kategorisi altına yazılmış. 533 views defa okunmuş ve Yorum yapılmamış